Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kadınların Ekonomideki Yeri

Hem kadın hem erkek tüm bireyler, cinsiyetlerinden bağımsız olarak duracağı, çalışacağı, kazanacağı ve yaşayacağı yeri seçmekte özgürken aynı zamanda ekonomik ve sosyal anlamda topluma bir katkı sağlamaları çok önemlidir. Kadının Türkiye ekonomisindeki yerinin sadece bir cinsiyet meselesi değil, ekonomi meselesi olduğu kanaatindeyim. Aynı zamanda kadınların istihdam ve girişimcilik yoluyla ekonomiye önemli katılım potansiyelinin olduğu ortadadır. Tanıdığım birçok kadın çok yönlü düşünebilen, düşüncelerini adım adım uygulama iradesi olan kararlı insanlardır. Ülkemizde nüfus sayımlarında ortalama olarak nüfusunun yarısı kadın, yarısı erkek olmasına rağmen yalnızca erkeklerin üretim sürecinde olması gerçekten problemli bir durumdur. Üretim faktörlerinden birisinin emek olduğunu, emeğin kadının ve erkeğin topyekün gücünü temsil ettiğini göz önüne aldığımızda kadınların çalışma hayatına katılmasıyla ekonominin büyüdüğünü, kalkınma ve refah düzeyinin arttığını söyleyebiliriz.  ...

FED İstihdam Verisi Üzerine

  ABD Ekonomisinin 20 milyondan fazla bir istihdam kaybı yaşadığını, son dönemde istihdam rakamlarındaki toparlama ile birlikte FED’in ağustos ayı sonu itibariyle mevcut istihdam hedefinden 3,9 milyon uzak olduğunu söyleyebiliriz.  FED’in para politikasında istihdamı öncü olarak görmesi nedeniyle piyasalarda istihdam verisinin etkisi de yüksek.  FED’in işgücü piyasasındaki iyileşmeye odaklandığını, işsizlik yardımlarındaki sürenin dolmasının talebi karşılamak için yeni işgücü arzı getirmeye yardımcı olup olmayacağını yakından izleyeceğini ancak bu arz geldikten sonra bile yine de maksimum istihdamdan yoksun kalınmasının muhtemel olduğunu vurguladığını hatırlatalım

Fiyatların Yapışkanlığı

    Fiyat yapışkanlığı enflasyonla mücadele kapsamında en çok zorluk yaratan olgu olarak önümüze çıkmaktadır. Fiyat yapışkanlığı hususu fiyatların hareket yönüne göre değişik yönelimler gösterir.  Maliyet kalemlerindeki fiyat artış hareketi yukarı yönlü ise fiyatlara yansıması daha hızlı olurken aşağı yönlü hareketlerin yansıması genellikle daha yavaş olduğunu hatta zaman zaman hiç olmadığını da belirtebiliriz.  Girdi maliyetleri dövizlerdeki hareketlere endeksli sektörlerde, kur yukarı giderken yapılan yukarı yönlü fiyat artışlarının kur düşmeye başladığında aynı hızda düşme yönünde seyir izlememesi enflasyonla mücadele kapsamında kamu otoritelerinin elini zayıflatan önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Enflasyonla mücadele sadece toplam talebi kısacak para politikalarını değil aynı zamanda üretici fiyatlarını etkileyen yüksek finansman maliyetlerini düşürmeyi hedeflemelidir. Aslında enflasyonla mücadeledeki en temel yaklaşımın; üreticileri belirli bir fiy...

Kur, Enflasyon ve Faiz Sarmalı

Fiyatlama mekanizmalarından olan enflasyon; mal ve hizmetlerin fiyat seviyelerini, faiz oranı; finansal piyasalarda ulusal paranın değerini, döviz kurları ise yabancı paraların alım ve satım değerini göstermektedir.   Bu göstergelerin uyumlu bir şekilde hareket etmesi, ekonomide üretim ve tüketimde dengenin sağlandığını da göstermektedir.   Faiz, enflasyon, döviz kuru ulusal bir ekonominin en önemli üç göstergesidir ve birbirini yakından etkilemektedir. Bu üç göstergenin dengede kalamaması ekonomide farklı sorunlar meydana getirir.  Enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin sürekli bir şekilde artması durumunda oluşan bir olgudur. Burada önemli olan durum fiyatların sürekli bir şekilde artış eğiliminde olmasıdır. Eğer bir kereliğe mahsus olarak fiyatlar artıyorsa bu durum da enflasyondan bahsetmemiz mümkün değildir. Enflasyon iki şekilde ekonomilerde karşımıza çıkar. Birincisi Talep Enflasyonu, ikincisiyse Maliyet Enflasyonudur. Talep enflasyonu; e...

Döviz Kuru Üzerindeki Olası Riskler

Dolar, dünyada en çok dolaşımda olan ve dünya ekonomisinde önemli bir güce sahip para birimidir. Aynı zamanda Türkiye’de yatırım için en çok kullanılan döviz çifti USDTRY paritesidir. USDTRY paritesindeki hareketler toplumun çok geniş kısmını etkilemektedir. Genel olarak USDTRY paritesinin değerini etkileyen temel faktörler arasında; TCMB ve FED’in açıklamaları, FOMC toplantı tutanakları, Türkiye, Euro bölgesi ve ABD’nin büyüme oranları, tarım dışı istihdam verileri, işsizlik oranları ve perakende satışlar gibi ekonomik veriler bulunmaktadır. Tabi ki bu saydığımız faktörlerin etkileri çeşitli zaman dilimlerinde değişiklikler göstermektedir. Son dönemde Türkiye’de ve dünyada yaşanan gelişmeler bağlamında önümüzdeki dönem USDTRY için karşılaşılacak olası risklere gelin birlikte bakalım. Öncelikle enflasyon verilerini analiz ettiğimizde, enflasyonun temelde döviz kuru geçişkenliği aracılığıyla ÜFE kaynaklı olduğunu görüyoruz. ÜFE’nin %42 seviyesinde olması TÜFE üzerinde önemli ...

Türkiye’nin Afrika’ya Bakışı

  Türkiye son yıllarda Afrika Kıtasına özel bir ilgi gösteriyor. Dışişleri Bakanlığı, Afrika Kıtası’yla ilişkileri ve işbirliğini çok boyutlu dış politikanın temel ilkelerinden biri olarak nitelendiriyor. Pek çok alanda hızla gelişme sürecinin içinde olan Kıta birçok ülkeyi kendisine çekmekte, Avrupalı devletler Afrika’yı yer altı zenginlikleri açısından ilgi duyarken, Türkiye Afrika’yla iş ortaklığı ilişkisi kurmaya çalışmakta ve kendi tarihi tecrübesini, toplumsal, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları Afrika ülkeleriyle “ Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler " ilkesi çerçevesinde ve karşılıklı yarar temelinde paylaşmaktadır. 2002 yılında sadece 12 Büyükelçiliğimiz bulunan Afrika’da faaliyet gösteren Büyükelçilik sayımız 2019 yılı sonu itibariyle 42’ye yükselmiştir. Afrika’yla geliştirilen siyasi ilişkilerin ekonomi tarafında da önemli yansımaları olmakta ve bunun gün geçtikçe ilerletilmesi gerekmektedir. TCMB’nin Büyükelçilik Açılmasını...

2020'yı Uğurlarken

  2020 yılının Aralık ayının son günlerinde kaleme aldığım yazımda, 2020 yılı için şöyle geriye bakıp bir değerlendirme yaptığımız zaman bu yılın ülkemiz ve tüm insanlık için her anlamda zorlu bir yıl olduğunu söylesek yanılmış olmayız. 2019’un Kasım ayında Çin’in Wuhan kentinde başlayan ve sonrasında tüm dünyaya yayılan pandeminin etkisinin derinden hissettiğimiz yılda, sadece COVID – 19 ile mücadele etmediğimizi, bunun yanında ülkemizin birçok zorlukla karşılaştığını belirtmeliyiz. Yılın ilk günlerinde 6.8 şiddetindeki Elazığ depremiyle şehirleşme ve depremle mücadeleyi hatırlayıp 3-4 sonra unuttuğumuzu gördük. Van’daki çığ faciası hepimizi derinden üzdü. Sabiha Gökçen’de Pistten çıkan uçak yüreklerimizi ağzına getirdi. İdlip’deki Türk Askeri konvoyuna yapılan saldırı her eve ayrı bir ateş düşürdü. Havai Fişek Fabrikasında meydana gelen patlamayla tehlikeli madde üretimi yapılan fabrika ve firmaların denetim mekanizması ve işlerliğini tekrardan gündeme getirdi. Giresun’daki s...